Alerji Terapisi

Alerji aslında nedir?

Alerjiler dünya çapında gün geçtikçe daha yaygınlık kazanmaktadır. Gıda ve kozmetik endüstrisinin son 30 yılda hızla gelişmesinin bir sonucu olarak, vücudumuza aldığımız yeni kimyasal madde sayısı 80.000 adedi geçmiştir. Genetiği değiştirilmiş organizmaların (GDO) da son yıllarda kullanımının artışı, değişmiş DNA yapılarının tanınmasını güçleştirmektedir. Ayrıca bunlar sadece kişisel olarak tüketilen maddelerdir. Maruz kaldığımız elektromanyetik dalgalar, su ve havaya karışmış ağır metaller ve endüstri artıkları da bağışıklık sistemimizin her geçen gün farklı davranması ile sonuçlanacaktır. Vücudumuzun almış olduğu her yeni madde, savunma hücrelerinin uyarılmasına ve sürekli devam ederek zaman zaman alevlenmelere neden olacaktır. Genellikle bu yoğun uyarımın üzerine gelen son alerjen bardağı taşıran son damladır, ana hastalık nedeni değil.

Alerji iyileştirilebilir mi?

EVET!

Biofeedback ve Low Level Lazer terapi, fonksiyonel tıp uygulamaları ve psikokinezyoloji bilgileri kullanılarak!

Biorezonans alerji terapisi, klasik tıbbi uygulamaları tamamlayabilen terapilerden biridir. Ağrısız, ilaç kullanılmayan hızlı bir test ve tedavi yöntemidir. Alerji, cilt problemleri, kimyasal ve ağır metal toksisitesi ve gıda intoleransı gibi diğer rahatsızlıkların tedavisinde oldukça etkili olduğu bulunmuştur. Birçok hastalıkta, özellikle de alerjik ve kronik hastalıklar gibi kolay tedavi edilemeyen hastalıklarda çok başarılı bir destekleyici terapi yöntemidir. Alerji terapileri, Almanya ve İngiltere başta olmak üzere Avrupa’nın birçok ülkesinde çok başarılı ve yaygın olarak kullanılmaktadır.

Alerjiler, bronşiyal astım, saman nezlesi, besin intoleransı veya kontakt dermatit gibi rahatsızlıklara neden olması nedeniyle kişinin yaşam kalitesini önemli derecede azaltır. Terapi sistemi, bağışıklık siteminin baskılanarak söndürüldüğü ilaç tedavisinin aksine, belirgin yan etki oluşturmadan ve çoğunlukla kalıcı olarak alerjik reaksiyonları geçirir.

Biofeedback Nasıl Çalışıyor?

Tanı ve tedavi için elektrotları cildinize yerleştirmeyi içerir. Biorezonans tedavisinin çok başarılı olmasının temel nedeni “alerjen tersine çevirme” ilkesidir. Alerjenlerin uyardığı hücreler ters frekanslarla desensitize edilir. Bu işlemi vücuda bağlanan elektrotlar aracılığıyla yapar. Vücudunuzdan gelen enerji dalga boylarını değerlendirir ve daha sonra uygun frekans değerleri ile dengeyi geri yükleyerek kötü frekanslara karşı koyar.

Klasik alerji testleri ağırlıklı olarak ev tozu akarları, küfler, hayvan kılı, polen ve kokular gibi çok bilinen alerjenleri araştırır. İyi bir biorezonans terapisti, sadece bu semptomları tetikleyen alerjenler aramakla kalmayıp yüzlerce alerjen frekansının kayıtlı olduğu kronik gıda alerjileri, kronik toksik kontaminasyon ve enerji blokajları gibi temel enerjisel bozuklukları araştırmaya ve tedavi etmeye de çalışacaktır. Ayrıca bu terapi sırasında, vücudun detoksifikasyon sistemi, alerjenlerin oluşturduğu toksinleri böbrekler, karaciğer ve cilt yoluyla dışarı atmak için hassas bir şekilde uyarılır.

Terapi süresi kişinin uyumuna ve sahip olduğu alerji türüne göre değişiklik göstermektedir. Öncelikle kişinin hikayesi dikkatlice analiz edilir. Canlı kan analizi ve vücudun frekans bilgileri değerlendirilerek potansiyel alerjen yükü tespit edilir. Enerji dengesizliklerinin giderilmesinin de dahil olduğu bir terapi planı düzenlenir ve haftalık terapilerle alerjen eradikasyonu sağlanır.

Yan etkisi var mı?

Detoksifikasyona ihtiyaç duyan kişilerde tedavi bazen baş ağrısı, hafif bulantı veya yorgunluk gibi kısa bir süre reaksiyona neden olabilir. Bazı kişiler tedavi sonrası 24 saat boyunca yorgun hissedebilirler. Bu etkiler, toksinlerin yıkanmasına yardımcı olmak için bol miktarda temiz, tercihen filtrelenmiş veya az miktarda mineral içerikli su içmek suretiyle azaltılabilir.

 

 

error: Sağ tuş kısıtlı...